Korkuyorum…

Buraya birsürü şey yazıp sildim. Anlatmaya çalıştım yüreğimden geçenleri. Anlatamadım ama. Yazdığım hiçbir kelime yüreğimdeki düşünceleri karşılamıyorudu çünkü. Belki vardır anlatacak kelime ancak benim lügatımda yeri yok sanırım o kelimelerin. Olsaydı bulurdum. Bulurdum o kelimeleri ve yazardım bu sayfaya. Yazmam lazım çünkü. Yazmazsam içindekiler bir yanardağ gibi patlayacak ve lavları etrafa saçılacak diye korkuyorum. Saçılırsa toparlayamamaktan korkuyorum. Toparlayamazsam güçsüzlüğümün birileri tarafından görülmesinden korkuyorum. Ben sadece korkuyorum ve korktuğum için hayatımı yaşayamıyorum.

Reklamlar

Konuşmaktan Korkmak

Kitaplardaki cümlelerin arasına sıkışıp kalıyorum. Konuşmam gerektiğini biliyorum fakat konuşmaktan korkuyorum. İçimdeki duygu yoğunluğunu anlatacak kelime bulamıyorum. Bulduğum zaman da sesim çıkmıyor. Sanki içimde konuşmam için bana engel olan binlerce şey var. Diyorlar ki bana ” Konuşma sakın! Konuşursan seni dinleyecek kimse olmayacak yanında.” Ben konuşmaya kalksam etrafimdaki herkes yok olur. Umursamamaya çalışıyorum ama artık dayanma gücüm kalmadı. Hiç kimseye hiç birşeye tahammül edemez oldum şu günlerde. Ben tahammül edemedikçe insanlar bana tahammül edememeye başladı. Ben bir şeylerin düzelmesi için çırpındıkça her şey tersine dönmeye başladı. İnsanları çok fazla alttan aldığımı fark ettim son zamanlarda. Elimde olmadan başkalarının dertlerine üzülürken buluyorum kendimi ama onlar bunun farkında değiller. Nasıl umursamaz olunur bilmiyorum. Umursamaz olmak istiyorum. Kendim için umursamaz olmaya ihtiyacım var.

Değişmek istemiyorum!!

İnsanların beni olduğum gibi kabul etmeyişi ve beni değiştirme çabaları beni yoruyor. Biliyorlar ki ben değişirsem mutlu olmam, kendinden başkasını düşünmeyen bencil biri , etrafımdaki herkes gibi yapmacık, çıkar için her şeyi yapan biri haline gelirim. Anlamıyorum. Bunların iyi bir şey olmadığını bildikleri halde neden böyle biri olmam için çaba harcıyorlar ki?

Insan yasamadığı hiçbirseyi anlamıyor. Annesiz kalmadan bilmiyor annesizligin ne demek olduğunu, aç kalmadan anlamıyor nimetin kıymetini, üşümeden bilmiyor soğuk nedir. Yaşamadan kimse hiçbirşey anlayamaz. Empati falan yalan. Empatide insanlar sadece anlamaya çalışırlar ama anlayamazlar. Yaşamadan anlayamazlar. Etrafında onca onu seven insan varken anlar mı insan sevilmemenin ne demek olduğunu. Anlamaz. Kim anlar biliyor musunuz? Yaşayan anlar yalnız insan anlar. Aç birinin halinden aç, dövülenin halinden dövülen, üşüyenin halinden evsiz anlar. Onların birbirlerinden başka kimseleri yoktur. Bir dertleri olduğunda ilk onlara koşarlar. Bilirler çünkü onlara birbirlerinden başka kimsenin yardımı dokunmaz…

Mecbur Kalmak 

Hayatta herkes bir şeylere mecbur kılınıyor. Kimisi evine ekmek götürmeye mecbur, kimisi istemediği işte çalışmaya, kimisi istemediği evde istemediği kişilerle kalmaya ,kimisi annesinden -babasından azar işitmeye , kimi çocuk çalışmaya ,kimi insan yanlız kalmaya mecbur. Bu hayatta herkes istemediği şeyleri yapmaya mecbur. En çok üzen de kimsesiz çocukların hayatla tek başına mücadele etme mecburiyetinde olması…

Sanmayın ki…

Sanmayın ki dünyanın her sokağında ışıklar yanıyor. Sanmayın ki bütün çocuklar evinde, mutlu, ailesi yanında ve karnı tok. Sanmayın ki hepsinin oyuncağı var, hepsi hayallerine kavuşuyor. Sanmayın ki dünyada acı çekmeyen insan yok. Sanmayın ki bütün insanlar mutlu…

Acılarımız

Insanlar kadar hayat ta çok acımasız. Kimine iyi davranıyor kimine kötü. Herkes kendi yaşadığı acı en büyüğüymüş gibi yaşıyor acısını. Halbuki Allah herkese kaldırabileceği kadar acı verirmiş. Tek sorun acılarımızla mücadele edebilmekte.